Content feed Comments Feed

Jacobin dergisi, referandum ve akabindeki genel grevin ardından, Katalunya’nın sol/sosyalist siyasi hareketlerinden Halk Birliği Adayları (CUP) yöneticisi Lluc Salellas ile bağımsızlık hareketinin olası bir sonraki adımları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Bağımsızlık hareketinin en radikal bileşeni olarak tanımlanan ve 2015 yılındaki bölge seçimlerinde 300 binden fazla oy alarak parlamentoda 10 milletvekili ile temsil edilen CUP yöneticisi Lluc Salellas, Jacobin’in Avrupa editörü Ronan Burtenshaw’un sorularını yanıtladı.


İspanya hükümetinin referanduma karşı olduğunu 1 Ekim’den önce biliyordunuz, ancak referandumu bastırma girişimi sırasında uygulanan şiddet düzeyini bekliyor muydunuz?

Hayır, beklemiyorduk. Oy kullanma merkezlerine gelmelerini bekliyorduk, referandumu engellemeyi deneyeceklerini düşünüyorduk ama şiddet düzeyinin bu kadar aşırı olacağını düşünmüyorduk. Gelişigüzeldi, fotoğraflardan görebilirsiniz -yaşlılar, çocuklar- herkes tehlikedeydi.
Açıkçası bu karşılıktan dolayı polise ve de devlete yönelik ilk duygumuz öfkeydi. Bu konuda bölünmüş olsak bile halkın demokratik haklarına ve insan haklarına ilişkin bazı asgari müşterekleri paylaştığımızı düşünmüştük. Kırmızı çizgileri aşmaya ve İspanya’nın birliğinin halkın haklarından önce geldiğini açıklığa kavuşturmaya karar verdiler.

Başbakan Rajoy’un şiddeti inkâr ettiği ve İspanya’yı dünyaya örnek olarak tanımladığı referandum sonrası konuşmasına tepkiniz neydi?

Bir açıdan bu güvensizlikti. Rajoy’un politikalarını biliyorum ancak konuşmasını gerçekler üzerine kurmasını ümit ettim. Konuşması boyunca bazı noktalarda kahkaha atmaya başladım. Bununla birlikte, düşününce ne kadar sorumsuzca ve tehlikeli olduğunu fark ettim. Bu konuşma bana, mücadelemizin ne kadar önemli olduğunu hatırlattı –eğer kazanmazsak, devletlerin demokratik talepleri şiddetle yanıtlayabileceği fikri yaygınlaşacak. Bu hafta sonu Katalunya’daydı ama burada bitmedi. Bunun tüm Avrupa’da normalleştiğini görebiliriz.

Avrupa Birliği kuruluşları, şiddetin ardından Katalunya’nın net destekçisi olmadı. Avrupa Komisyonu, Rajoy’a cansiperane arka çıktı. Bunu bekliyor muydunuz?

Katalunya’ya yönelik son günlerde bazı dikkat çeken uluslararası destekler gördüğümüzü söylemeliyim. Yakın tarihte ilk kez Avrupalı liderlerin demokratik haklarımızı savunduğunu ve İspanya devletince uygulanan şiddeti kınadığını gördük. Bu küçük bir değişim ama önemli. Bununla birlikte CUP, AB’nin enternasyonalist bir kuruluş olmadığının farkında –AB bir “devlet ekibi”dir, dostlarını korumak doğrultusunda hareket eden ülkeler grubu. Statükoyu korumak ile ilgilenir. AB; her şeyden önce Katalunya’da neoliberal ekonomiyi hiçbir şeyin aksatmamasını umar. Bu nedenle hayal kırıklığına uğramadık, nasıl davranacağını zaten biliyorduk.

PSOE’den (merkez soldaki İspanya Sosyalist İşçi Partisi) Podemos ve İzquierda Unida’ya (Birleşik Sol) kadar İspanya solunun tepkilerine dair görüşünüz nedir?

İspanya siyasetinde iki blok mevcut. Bunlardan biri PP (iktidardaki sağcı Halk Partisi), PSOE ve Ciudadanos (merkez-sağ Yurttaşlar partisi) bloku: parlamentodaki vekillerin yüzde 71’i bu partilerden. Bunlar, Rajoy’un hafta sonu boyunca yaptığını savunuyorlar –birazcık fazla şiddet olduğunu söyleyebilirler ancak referandumu baskılamak için polis gücü gönderilmesini desteklediler.

Diğer blok Podemos ve İzquierda Unida. Birinci bloktan farklılar ve baskıyı gerçekten eleştirdiler. Katalunya’da bir referandumu açıktan desteklediler. Bununla birlikte, Podemos’un açıklamasının çok önemli bir bakımdan eksik olduğunu düşünüyorum: Rajoy’un başbakan olmaması halinde işlerin farklı olacağını söylüyorlar. Maalesef PSOE de aşağı yukarı aynı olacaktı. Özellikle de anayasayı değiştirmek için parlamentodaki vekillerin yüzde 66’sına sahip olmanız gerektiği için. Podemos, PSOE’yi Katalunya’ya farklı şekilde yaklaşması için etkileyebilecek olsa bile bundan çok uzaktayız.

Bu hafta sonuna kadar İspanya’nın başka yerlerinde Katalan bağımsızlığına destek çok düşüktü. Halk sınıfları arasında bile Katalan karşıtı hassasiyet olagelmiştir. Hafta sonu uygulanan baskının derecesinin bunu değiştirebileceğini düşünüyor musunuz?

Hafta sonu uygulanan baskı sonrasında, İspanya devletinin erdemli, Katalanların ise kötü adamlar olduğu inancını korumaları daha zor olmalı. Umarım insanların bazıları fikirlerini değiştirecekler. Ancak geniş çaplı bir değişim olacağı ihtimal dışı. İspanya’nın tek ülke ve tek halk olduğu düşüncesi ülke ve sınıflar genelinde gerçekten kuvvetli. Bunun değişmesi için muhtemelen üç ya da dört nesle ihtiyaç var –başka hükümetlerle, eğitimle, medyayla ve gerçekten farklı bir politik atmosferle. Bu kısa erimli bir proje değil.

Bu hafta sonu İspanya medyasının yaklaşım şekli, bu tutumun sürmesinin nedenlerinden birini gösterdi. Ne olduğunu yayınlayan sadece bir televizyon kanalı vardı. Diğerlerinde çizgi filmler, gezi ya da spor programları vardı. Bunları izlemek ve İspanya’da önemli bir şey yaşanmadığına inanmak mümkündü. Hatta baskıya dair haber yapan medya bile sıklıkla en çarpıcı görüntüleri göstermedi ya da oylamaya dair aksaklık iddialarını yayınlamayı tercih etti. Çok fazla manipülasyon vardı -ve bu yıllardan beri böyle.

Katalan bağımsızlığına dair İspanya solundan yöneltilen en yaygın eleştirilerden biri, bu hareketin kısmen ülkenin en zengin bölgelerinden birinde ayrılıkçılık üzerine kurulması, bu durumu destekleyenlerin çoğunun Madrid’e aynı miktarda gelir katkısı yapmak istememeleri üzerinden motive olmasına dair. Solcu bir bağımsızlıkçı olarak, bu argümana nasıl yanıt veriyorsunuz?

Bu argüman, sağcı bağımsızlık hareketinin mantığının bir parçası. Bu birkaç yıl önce “İspanya bizi soyuyor” sloganı ile birlikte öne çıkmıştı. Ancak bugün en önemli vurgulardan biri bu değil. Solcu bir İspanyol, Katalunya’ya gelir ve insanların toplantılarda ne söylediklerini dinlerse bu vurguları duymayacaktır. Demokratik haklar ve yurttaşlık haklarına ilişkin şeyler duyacaklardır. İnsanların, sadece işçiler olarak değil, Katalanlar olarak da İspanya devletinin artık kendilerini temsil edemeyeceğini savunduklarını duyacaklar.

Katalan parlamentosundan geçirdiğimiz son 15 yasa İspanya devleti tarafından yasaklandı. Ancak bunlar bağımsızlıkçı yasalar değildi –birçoğu sosyal yasalardı: örneğin zulümden kaçanlar için sığınak yapılmasına ilişkin bir yasa, enerji şirketlerinin, insanların elektriğini kesmesini yasaklayan bir yasa, daha yüksek asgari ücrete ilişkin bir yasa. Halkın yaşamında iyileştirmek yapmak için özerkliğimizi kullanmak istiyoruz ve bundan men ediliyoruz. Halk bunu görüyor ve yanıtını veriyor. Katalunya’nın geleceğine karar vermek istiyorlar ve bu, mevcut düzende mümkün değil.

Ancak özellikle para transferi sorununa dair birkaç yıldır CUP, bağımsız bir Katalunya’nın geçiş sürecinde İspanya’nın daha yoksul bölgelerine para vermesi gerektiğini söylüyor. Bunun kısa bir süre olması gerekmez, yirmi ya da otuz yıl olabilir. Bu bölgelerin birdenbire para kaybetmesini istemiyoruz. Biz enternasyonalistiz ve İspanya’nın işçi ve yoksullarıyla dayanışma içindeyiz.

Katalunya’daki genel grev ne kadar kayda değerdi? Etkisi ne olacak?


Bugün Katalunya tarihindeki en büyük genel greve şahit olduk. Grev, Katalan sendikal hareketi, bütün bağımsızlık yanlısı partiler ve Podemos’un bölgesel temsilciliği ile Barcelona en Comú gibi diğer sol gruplar tarafından desteklendi.

Çok geniş çaplı bir grevdi: küçük dükkânlardan kamu kurumlarına kadar neredeyse her şey kapandı, ulaşım durdu. Ürün transferini önemli ölçüde altüst edecek şekilde, toplamda 50’den fazla yol kapatıldı. Sadece Barcelona’da da değildi. Bölgesel başkentlerden biri olan Girona’da 50 bin kişilik bir gösteri gerçekleşti. Şehrin toplam nüfusu sadece 100 bin ve böyle olunca kent tarihindeki en büyük gösteri bu olacak.

Öte yandan grev, hafta sonu gerçekleşen baskıya karşıydı. Ancak aynı zamanda birçok cumhuriyetçi tema da vardı, insanlar Katalan hükümeti tarafından Katalan Cumhuriyeti’nin ilan edileceğini umuyorlardı. Bugünkü grevin ve gösterilerin boyutunun sürece hız kazandırmasını bekliyorum.

Birkaç gündür Katalan siyasetinde hızlı bir gidiş var. Bir sonraki aşamada ne olmasını bekliyorsunuz?

Bir sonraki adım Katalan parlamentosu tarafından ilandır. Ne getireceğini hâlâ tam olarak bilmiyoruz fakat bunun, bir cumhuriyetin ilanı olacağını umuyoruz. Hafta sonuna kadar bu gerçekleşmeli. Son günlerdeki kitlesel gösteriler hafta boyunca devam edecek ve bu ilan dolaylarında muhtemelen en üst noktasına ulaşacak. Bunu savunmak için sembolik eylemler de olacak, muhtemelen de buradaki ve İspanya’daki ekonomi üzerinde etkisi olacak eylemler.

Hedef; Katalan, İspanyol ve uluslararası temsilcilerin olduğu masaya bu deklarasyonu koymak ve müzakere etmek. Aynı zamanda Katalan hükümetinin bağımsız bir hükümet olarak hareket etmeyi deneyeceğini, Katalan halkını, yetkisine saygı göstermeye ve vergi ödeme gibi şeyleri ona yapmaya teşvik edeceğini umuyoruz.

İspanya devleti muhtemelen, özerkliğimizi kat’i bir şekilde sona erdirmek için anayasanın 155. maddesini kullanmayı deneyecektir. Diğer politik simalarla birlikte Katalan başkanını da tutuklayabilirler. Eğer bu olursa, sokaklar ayaklanacak ve esaslı bir karşı karşıya geliş olacaktır. Bağımsızlık hareketi, uzun erimli bir seferberlikte çok aktif olmaya hazır çok sayıda insan –tahminim 1 milyon kadar- barındırıyor. Bu büyüklükte bir hareketi bastırmak İspanya hükümeti için kolay olmayacak.

Ana hattını çizdiğiniz şey, sivil itaatsizliği içeren bir radikal senaryo. Ancak şu anda bağımsızlık hareketine merkez sağ ve merkez soldan isimler önderlik ediyor. Bunlar, böyle etkili bir kopuşa öncülük etmesini bekleyeceğiniz türden insanlar değil. CUP, bu karşı karşıya geliş kızışırken solun önderliği alacağını mı hesap ediyor?

Katalunya’da halk, 6 ya da 7 yıldan bu yana siyasi partilerin ilerisinde. Sokaklar hareketi ileri itiyor ve partileri daha az muhafazakâr olmaya zorluyor.

Senaryo, yukarıda sergilediğim haliyle gelişirse, partiler pozisyonlarını bu senaryoyu yerine getirecek şekilde kabullenecekler. İspanya devleti müzakere etmek istemiyor –bu nedenle merkezci politikalara yer yok, bunların mücadeleyi başka yöne çevirmek doğrultusunda alternatif yolları mevcut değil. Bu gördüğümüz gibi bir baskıyı ılımlılıkla karşılayamazsınız, halk buna destek vermeyecek. Son beş yılda Halk Partisi (PP) hükümeti durumu çözümlemek doğrultusunda hiçbir öneriyle ortaya atılmadı. Bunun değişeceğini düşünmüyorum.

Hareket halihazırda sola kaymış durumda –daha önce bahsettiğim yasalar bunun bir işaretiydi, bunlar, merkez sağ tarafından bile desteklenen sosyal düzenlemelerdi. Sokaklarda, Katalunya’da aşağıdan yukarıya yeni bir şeyin olduğu fikri var. Eğer konumlarını korumak istiyorlarsa, tüm siyasi aktörlerin buna saygı göstermesi gerekecek.

https://jacobinmag.com/2017/10/catalonia-referendum-spain-catalan-independence adresinde yayımlanan söyleşiden çevrilmiştir.

Çeviri: Gerçeğin Günlüğü

Gerçeğin Günlüğü’nü Facebook üzerinden takip etmek için buraya tıklayınız





“Afetlerin eşitsiz etkileri vardır –en çok mağdur olanlar yoksullar ve ötekileştirilmişlerdir-“ diyen David Harvey, ABD’de geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Harvey Kasırgası’nın etki ve sonuçlarından yola çıkarak, doğal afetlerin sonuçlarının ekonomik ve sınıfsal faktörler ile ilişkilerine ilişkin bir yazı kaleme aldı.


Orta Amerika’yı 1998 yılında harap eden Mitch Kasırgası’na ilişkin Wikipedia girdisi şöyle:

“29 Ekim’den 3 Kasım’a dek, Mitch Kasırgası Honduras, Guatemala ve Nikaragua’ya resmi olmayan sayılara göre 75 inçi bulan tarihsel miktarlarda yağış bıraktı. 1998’in sonu itibariyle 11 bin kişi ölürken 11 binden fazla kişi de kayboldu. Buna ek olarak, yaklaşık 2.7 milyon insan da evsiz kaldı.”

Harvey Kasırgası da aynı şekilde Houston ve çevresi için başlıca yağış olayına dönüştü ancak bu arada geniş çaplı ve muazzam sele, Mitch ile yakın yağış miktarına rağmen can kaybı sayısı 10’da kaldı. Bu, orantısız bir şekilde arsa bile, hiçbir şey Mitch’in ortaya çıkardığı 11 bin ölü sayısına yaklaştıramayacak.

Mevcut tahminlere (muhtemelen düşük tahminler) göre, Mitch’in 2.7 milyonu bulan sonucuna karşılık Harvey sonucunda 30 bin kişi evsiz kalacak. (diğer yandan Harvey’in ortaya çıkardığı maddi zarar Mitch’in çok çok daha ötesinde. Umarım sigorta şirketleri icabına bakabilir.)

İki kasırga birbirine benzemekle birlikte, ortaya çıkan bu farklılıklar büyük oranda ekonomik, siyasi ve altyapısal koşullara bağlıdır. Ekonomi daha refah içinde, fiziki, toplumsal altyapı ve bilgi akışı daha ileri oldukça, maddi zarar çok daha büyük olsa bile halk da travmatik insan kayıplarından daha iyi korunur.

Doğal afetler toplumsal ve sınıfsal olaylardır.

Değişken etkiler


Bir kasırga ya da deprem olayında değişken dağılımsal etkiler mikroskop altına koyulduğunda bu daha net bir hale gelir. New Orleans’daki Katrina Kasırgası ile ölenler ya da muhtaç duruma gelenler yoksullar ve ötekileştirilenlerdi (büyük oranda Afro-Amerikanlar)

Bu tür ötekileştirilmiş halklar, genellikle daha düşük mülkiyet değeri olan, ikinci derece bilgi bulunan, sağlıksız altyapıya sahip ve daha az sosyal tedbirleri (sigorta gibi) olan daha savunmasız alanlarda yaşarlar. Kurtarma operasyonları ve acil yaşamsal ve mali destekler bu ahaliye genellikle en son ulaşır (ki şayet yapılıyorsa).

Benzer olarak, 2007-2008 yıllarında ABD emlak piyasasında hızla yayılan kasırga aynı şekilde daha varlıklı beyaz nüfusu daha az etkilerken, düşük gelirli siyah ve Hispanik nüfusu, malvarlığı değerlerinin yaklaşık olarak üçte ikisini yok ederek mülksüzleştirdi. Üstünden zaman geçmesiyle Houston’daki değişken etki verilerini görmek ilginç olacak.

Müteahhitler ve onların finans sektöründeki, eyalet hükümetlerindeki müttefikleri, çevresel etkiler ve zayıf noktalar konusunda olabildiğince az endişeyle Houston gibi kentlerdeki projeleriyle öne çıkıyorlar. Kent mekânlarını asfalt ve betonla yeniden kaplamak, akış ve su tahliyesi koşullarını değiştiriyor. Bunun, sonunda bir kasırga geldiğinde (New York’un da Sandy ile yüzleştiği üzere) devasa etkileri oluyor.

Ama durun! Bir çözüm var! Sandy sonrası Manhattan’ın East River cephesinde inşa edilen lüks apartmanın 48. katında acil durum tertibatı var. Bu tertibat, bir kasırga halinde insanların en az bir hafta kendi kendini idare edebileceği, buzdolaplarını ve telefon şarj cihazlarını sürekli çalışır tutabileceği şekilde tasarlanmış. Müteahhit, seçkin sakinlerin, bir kasırga sırasında apartmandaki günlük yaşamlarını sıkıntısız bir şekilde sürdürmek için para ödeyeceklerini göz önünde bulundurarak, bu 48. kattaki terasın gelirinden fedakârlık etmenin zahmete değer olduğunu söylüyor.

Felaket kapitalizmi

Kurtarma, nadiren etkinin eşitsizliğine çözüm bulmak için tasarlanır. Çoğu kez durumu daha kötü hale getirir. Kasırga, konut ve mülkiyeti başkaca değerli bir arazide yok ederse, müteahhitler düşük gelirli ancak satın alınabilir yerleşim muhitlerindekileri ya da geleneksel küçük işletme sanayisi bölgelerindeki yerlerinden etmek için lüks projelerle taarruza geçerler. Kitlesel yoksullaştırma karşısında toplumsal yaşama katkıda bulunan sosyal bağlar, -genellikle olduğu gibi- düşük gelirli ahalinin yerinden edilmesiyle yok edilirse bu çok kötü olur.

Çok daha yer değiştirebilir olan zenginler için, sosyal bağları mahalle ya da muhitle olmadığından bunun bir önemi yoktur. Naomi Klein’ın dikkati çektiği gibi felaket kapitalizminin ekonomisi, siyasal iktisadımızda iyi yerleşmiştir. Ekonomik krizlerde olduğu gibi sermayenin kasırga ve depremlere de atfettiği slogan “Hiçbir zaman iyi bir krizin ziyan olmasına izin vermeyin” şeklindedir.

Bununla birlikte, kasırga ya da böylesi başka olaylarda genellikle kitleler, sorunlarla olabildiğince etkin bir şekilde ilgilenilmesi için hükümete ve devlete bel bağlarlar. ‘Baskıcı’ kapitalist (ancak her zaman ‘sosyalist’ olarak adlandırılır) devletin aralıksız eleştirisi aniden babalık işlevlerini etkin ve iyi bir şekilde yerine getirme talebine dönüşür. Bu, Başkan Bush’un, Katrina karşısında en berbat şekilde başarısız olduğu bir sınavdı. Ona siyaseten çok pahalıya mal oldu.

Bu nedenle, şu anda ABD’deki gazete manşetlerinde arta kalan soru şu: ‘Trump, Harvey’e hazır mı?’ Yakında göreceğiz.


http://www.redpepper.org.uk/theres-nothing-natural-about-a-natural-disaster/ adresinde yayımlanan metinden çevrilmiştir.

Çeviri: Gerçeğin Günlüğü

Gerçeğin Günlüğü’nü Facebook üzerinden takip etmek için buraya tıklayınız

Yüz yıl önce Bolşevikler, “Temmuz Günleri” yenilgisine, işçi sınıfına provokasyona gelmeme ve sağcı karalamaları teşhir etme çağrısı yaparak yanıt vermişti.

Temmuz gösterileri, Geçici Hükümetin, Bolşevikleri, Rusya’nın savaş gücünün Alman destekli baltalayıcıları olarak tasvir etmesindeki başarısına, gösterilere paralel olarak şiddetin yükselmesine ve iktidara sadık birliklerin Petrograd yolunda olduğuna dair haberlere bağlı olarak hızla yatıştı. Hükümet Pravda’yı hızla kapattı, Bolşevikleri parti merkezlerinden çıkardı ve birçok liderlerini tutukladı. Lenin, tutuklanmaktan yeraltına çekilerek ve kılık değiştirip Finlandiya’ya geçerek kurtuldu. Aşağıdaki iki belge, Bolşeviklerin hızla gelişen duruma yönelik tepkilerini gösteriyor.

Alexander Shlyapnikov’un “1917 Yılı” başlıklı olan ve Temmuz ayında kesilen biyografisinden derlenen bildirilerin sonuncuları aşağıdaki bildirilerdir. Sonrasında Shlyapnikov, fabrika sahipleriyle başarılı bir ücret oranı pazarlığı yapılmasında Petrograd Metal İşçileri Sendikası’na öncülük etmiştir.

Bununla birlikte, ücret anlaşmasının, işçilerle fabrika sahipleri arasındaki ilişkilerdeki asli eşitsizliklere hitap etmekteki yetersizliği, 1917 sonbaharında Shlyapnikov’un devrimci dürtülerini teşvik etti. Ekim 1917’dde Sovyet iktidarı hedefine erişilmesine yardım için desteğini (ve sendika kasasından 50 bin rubleyi) verdi.

Bolşeviklerin iktidara gelmesinin ardından Shlyapnikov, Emek Halk Komiseri oldu.


“Provokasyona yol vermeyin”

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP) Merkez Komitesi, RSDİP Petersburg Komitesi, RSDİP Askeri Örgütü ve Birleşik Sosyal Demokrat Enternasyonalistler Bölgelerarası Komitesi çağrısı, 18 Temmuz 1917.

Sakin ve itidalli!

İşçiler, askerler!

16-17 Temmuz gösterileri sona erdi. Yönetici sınıfına, hedeflerinizin ne olduğunu söylediniz. Karanlık ve kriminal güçler, kan dökülmesi çağrısı yaparak gösterinizin üzerine gölge düşürüyor. Sizlerle ve tüm devrimci Rusya’yla birlikte, halkın yakın zamanda düşen evlatlarının yasını tutuyoruz. Kurbanların sorumluluğu, devrimin yeraltındaki düşmanlarındadır. Ancak gösterimizin anlamını bozmakta başarılı olamadılar ve olamayacaklar.

Şimdi bekleyip, “Bütün iktidar Sovyetlere” çağrınızın bütün ülke genelinde ne karşılık bulacağını görelim. Gösteri sona erdi. Geri kalmış kitleleri aydınlatmak ve şehirleri saflarımıza katmak için ısrarlı ajitasyon günleri yeniden başlıyor.

İşçi ve asker yoldaşlar! Sizlerden sakin olmanızı ve itidalli davranmanızı istiyoruz. Gericiliğin hain güçlerine, şiddet eylemlerinden dolayı sizleri suçlamaları için hiçbir gerekçe vermeyin. Provokasyona yol vermeyin. Sokağa inmeyin ya da hiçbir çatışmaya girmeyin.

İşçi yoldaşlar! Çalışma tezgâhlarınızın başına barışçıl biçimde dönün.

Asker yoldaşlar! Birliklerinizde barışçıl biçimde kalın.

Mevcut her şey lehimize işliyor. Zafer bizim olacak. İhtiyatsız eylemlerin gereği yok.

Bizim düsturumuz sabır, itidal ve sükunettir.

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP) Merkez Komitesi
RSDİP Petersburg Komitesi
RSDİP Askeri Örgütü
Birleşik Sosyal Demokrat Enternasyonalistler Bölgelerarası Komitesi




“İftira açığa çıkarılmalıdır”


Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin, Alman ajanı olma iddialarına karşılık verdiği bildiri, 18 Temmuz 1917.

Petrograd halkına! İşçilere! Askerlere! Tüm dürüst yurttaşlara! İftira açığa çıkarılmalıdır! İftiracıları mahkemeye verin! Yoldaş Lenin’e yönelik eşi benzeri görülmemiş bir suçlama yöneltilmiş durumda –suçlama, kışkırtıcılığı karşılığında Alman kaynaklardan para aldığı ve halen almaya devam ettiği-. Bu iğrenç iftira halihazırda gazetelerde yayımlanmış durumda. Halihazırda, eski vekil (Grigory) Alexinsky’e atıfta bulunan yeraltı bildirileri görüyoruz. Halihazırda, Bolşevikleri öldürme çağrıları basıyorlar. Aldatılmış askerler, imha edilebilecek insanların listesini halihazırda elden ele dolaştırıyor.

Hedef açık. Karşı devrimci güçler, en basit araçları, devrimi bir önderden mahrum bırakmak, kitleler içinde anlaşmazlık yaratmak ve kitleleri en sevilen liderlere –devrim için en övgüye değer kıymetli savaşçılar- karşı kışkırtmak için kullanmak istiyor.

İlan ediyoruz: Yoldaş Lenin’in finansal bağlantılarına ya da Alman yönetici sınıfıyla başka bağlantılarına ilişkin bütün bilgiler yalan ve iftiradır.

Bu konuya önayak olan Grigory Alexinsky, çok sayıda insanı Almanlarca satın alınmakla suçlamış kötü namlı bir müfteridir. Fransa’da, Rusya, Britanya, İtalya ve tarafsız ülkelerden gazetecilerin birliği, Alexinsky’yi halihazırda sahtekârlık ve kötü niyetli iftiradan dolayı kınamış, kendisini Paris’teki tüm demokratik organizasyonların dışında bırakmıştır. Petrograd İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti’ne kabul edilmemiştir.

Geçici Hükümet’ten ve İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti Merkezi Yürütme Komitesi’nden, işçi sınıfının liderlerinin onuruna ve yaşamlarına yönelik karşı katliamcı ve kiralık iftiracılarca gerçekleştirilen alçak komployu çevreleyen bütün detaylara yönelik acil ve kamusal bir soruşturma talep ediyoruz.

Bütün bu olayın aydınlatılması gerekmektedir. Bu soruşturma, bütün halkı Yoldaş Lenin’in devrimci onurunun üzerinde bir leke dâhi olmadığına ikna edecektir.

İftiracıları ve iftirayı yayanları mahkemeye verin! Katliamcıları ve yalancıları halkın önünde alay konusu yapın.

RSDİP Merkez Komitesi


http://links.org.au/1917-view-from-streets-workers-soldiers-everything-working-our-favor adresinde yayımlanan metinlerden çevrilmiştir.


Çeviri: Gerçeğin Günlüğü

Gerçeğin Günlüğü’nü Facebook üzerinden takip etmek için buraya tıklayınız

"1917 Rusya Devrimi Bildirileri-14 & 15: 1917 Temmuz Günleri ayaklanması" başlıklı olan bir önceki bildiriyi okumak için buraya tıklayınız

16-20 Temmuz 1917’de Petrograd’daki işçi ve askerlerin protestoları, asker ve polislerin saldırıları sonucunda yüzlerce kayıp ile püskürtüldü.

Temmuz Ayaklanması ya da Temmuz Günleri, Haziran’daki Rus askeri saldırısının –ki bu saldırı Petrograd’daki gıda ve yakıt krizini ve Ukrayna’nın özerkliğine muhalefet etmelerinin ardından iki liberal (Kadet) bakanın istifasıyla hükümete yönelik artan güven krizini derinleştirdi- başarısızlığına bağlı olarak meydana geldi. Saldırının başarısızlığını takiben, artık etkin bir şekilde savaşamayacak olan Rus ordusunda geniş çaplı huzursuzluk baş gösterdi. Ayaklanma, cepheye gönderilme endişesi taşıyan Petrograd garnizonundaki askerler arasında başladı ancak ayaklananların arasında, düşük ücretlere karşı grevde olan işçiler de vardı. İşçiler ve askerler “Bütün iktidar Sovyetlere” talebini ve başka radikal sloganları dillendirdiler.

Bolşevik Askeri Örgütü üyeleri, anarşistler ve Sol SR üyeleri, askerlerin ayaklanmalarını teşvik ettiler. Bolşevik Merkez Komitesi ilk başta ayaklanmaya karşıydı ancak pozisyonunu hızla destek olma şeklinde değiştirdi çünkü on binlerce gösterici, Sovyet’in toplantı yaptığı Tauride Sarayı’nı kuşatmıştı.

Temmuz hareketinin yenilgisi, devrimin itici gücünü geçici olarak denetim altına aldı çünkü Geçici Hükümet, Bolşevik hareketi yarı-yeraltına zorladı ve Leon Troçki ile diğer birçok devrimci önderi tutukladı.

Aşağıdaki ilk belge, o zamanlar sovyetlerde çoğunluğu oluşturan ılımlı sosyalistlerin ayaklanma karşısındaki tutumunu ifade ediyor. İkinci belge ise Bolşeviklerin bakış açısını sunuyor.




“Protestolar, cephedeki kardeşlerimize darbe indiriyor”


16-17 Temmuz 1917

Petrograd kentinin bütün işçi ve askerlerine.

Asker ve işçi yoldaşlar!

İstisnasız biçimde bütün sosyalist partilerin açık irade beyanına rağmen bilinmeyen kişiler sizleri silahlanarak sokağa çıkmaya davet ediyor. Cephede, devrime karşı görevlerini suçlu bir şekilde boşlayarak kendi şereflerini lekeleyen alayların dağıtılmasına karşı protestoda bulunmanız gerektiğine dair önerileri budur.

Bütün Rusya’nın devrimci demokrat güçlerinin yetkilendirilmiş temsilcileri olarak sizlere şunu söylüyoruz:

Ordu ve cephe örgütleri, cephedeki alayların dağıtılmasını talep etti -ki bu, bizim seçmiş olduğumuz Savaş Bakanı yoldaş A. F. Kerensky’nin emri ile uygulandı.

Dağıtılan alayları savunmak üzere gerçekleştirilen protestolar, cephede kanlarını döken kardeşlerimize darbe indiriyor.

Asker yoldaşlara, tek bir askeri birliğin, bizimle tam uyumlu bir şekilde hareket eden başkomutanın izni olmaksızın silahlı bir şekilde sokağa çıkma hakkı olmadığını hatırlatırız.

Rusya için çok kritik olan şu zamanlarda bu kararı ihlal eden herkesin, devrime ihanet ettiğini ve devrimin düşmanı olduğunu ilan ediyoruz.

Bu kararı, tasarrufumuzdaki tüm yollarla uygulayacağız.


Bütün Rusya İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti Merkezi Yürütme Komitesi Bürosu

Bütün Rusya Köylü Vekilleri Sovyetleri Merkezi Yürütme Komitesi Bürosu



“Bütün Rusya Sovyeti iktidarı alsın”

16-17 Temmuz 1917

Petrograd’ın işçi ve asker yoldaşları! Karşı-devrimci burjuvazinin açık olarak devrime karşı çıktığını düşünürsek, Bütün Rusya İşçi, Asker ve Köylü Vekilleri Sovyeti tüm iktidarı ellerine alsın.

Bu, şu anda toplantı halinde olan Bütün Rusya İşçi, Asker ve Köylü Vekilleri Sovyeti Yürütme Komitesi’ne yönelik isteğini, barışçıl ve örgütlü gösteriler ile ortaya koyma hakkı olan Petrograd’ın devrimci ahalisinin iradesidir.

Yaşasın devrimci işçi ve askerlerin iradesi!

Yaşasın Sovyetler iktidarı!

Koalisyon hükümeti başarısızlığa uğradı. Yerine getirmek üzere kurulduğu görevleri gerçekleştiremediğinden çökmüştür. Devrim, devasa ve çok zor görevlerle karşı karşıya. Halkın zaferlerini, devrimci proletarya, devrimci ordu ve devrimci köylülerle birlik içinde kararlılıkla sağlamlaştıracak yeni bir otoriteye ihtiyacımız var. Yalnızca İşçi, Asker ve Köylü Vekilleri SOvyeti böyle bir otorite olabilir.

Dün Petrograd’ın devrimci garnizonu ve işçiler, “Bütün iktidar Sovyetlere” sloganını yükseltmek üzere sokağa çıktılar. Alaylarda ve fabrikalarda alevlenen bu hareketin, Petrograd’ın bütün işçi, asker ve köylülerin iradesinin barışçıl bir şekilde ifadesi haline dönüşmesi çağrısında bulunuyoruz.


Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi Merkez Komitesi

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi Petersburg Komitesi

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi Bölgelerarası Komitesi

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi Merkez Komitesi Askeri Örgütü

İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti İşçi Grubu Komisyonu



http://links.org.au/1917-july-days-uprising-soviet-leadership-clashes-with-ranks adresinde yayımlanan metinden çevrilmiştir.

Çeviri: Gerçeğin Günlüğü

Gerçeğin Günlüğü’nü Facebook üzerinden takip etmek için buraya tıklayınız

“1917 Rusya Devrimi Bildirileri-13: Bütün Rusya Kongresi, asker ve işçilerin gösterisine karşı” başlıklı olan bir önceki bildiriyi okumak için buraya tıklayınız

Aşağıda yer alan ve Bütün Rusya Sovyetleri tarafından yayımlanan bildiri, Bolşeviklerin 22 Haziran 1917’de Petrograd işçilerine yaptığı çağrıya yanıt niteliği taşımakta. Bolşevik parti örgütlerinin çoğunluk kararıyla 23 Haziran’da işçiler ve askerler tarafından gerçekleştirilecek bir gösteri kararı almasının ardından yayımlanan bu bildirinin ardından politikalarına desteği güçlendirme girişimi olarak Sovyet tarafından 1 Temmuz günü yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı bir gösteri düzenlendi. Ancak Bolşeviklerin, Sol SR’lerin (Sol Sosyalist Devrimciler; ç.n.) ve anarşistlerin çabalarıyla gösteri, radikal sloganların (savaşın sona ermesi talepli, koalisyon hükümetine ve onun askeri saldırısına muhalefet içeren ve bütün iktidarın Sovyetlere geçmesini talep eden sloganlar) hâkimiyetinde geçti. Bu dönemi, askerlerin ve işçilerin Geçici Hükümete karşı ayaklandıkları ve Bolşeviklerin yer altına çekilmesi ile sonuçlanacak Temmuz Günleri takip etmişti.



Bolşevik Parti sizi sokağa çıkmaya çağırıyor.

Çağrıları, İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti’nin, Bütün Rusya Kongresi’nin, Köylü Vekilleri Sovyeti’nin veya başka sosyalist partilerin bilgisi dışında hazırlanmıştır. Çağrıları tam da, Bütün Rusya Kongresi’nin, Vyborg Bölgesi’ndeki işçi yoldaşlara bugünlerde yapılacak bir gösterinin devrim davasına zarar vereceğini hatırlamaları ricasında bulunduğu kritik anda çınladı. Yoldaşlar; cephe gerisindeki ve cephedeki milyonlarca işçi, köylü ve asker adına sizlere diyoruz ki:

Sizden yapmanızı istedikleri şeyi yapmayın.

Bu kritik anda sizden, Bütün Rusya (Sovyet) Kongresi’nin sadece desteklenmesini gerekli gördüğü Geçici Hükümetin devrilmesi talebiyle sokağa çıkmanızı istiyor.

Sizi sokağa çağıranlar yardım edemezler ancak sizin barışçıl gösterinizden kanlı ayaklanmalar çıkabileceğini biliyorlar. Devrimci davaya adanmışlığınızı bilerek size diyoruz ki:

Size devrim adına gösteri yapmanız çağrısında bulunuyorlar fakat gizli karşı-devrimcilerin sizin gösterinizden faydalanmak istediklerini biliyoruz.

Karşı-devrimcilerin, devrimci demokrat güçlerin saflarında öldürücü savaşı, devrimi ezmelerini olası kılacak anı hevesle beklediklerini biliyoruz.

Yoldaşlar!

Bütün Rusya İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti, Köylü Vekilleri Sovyeti, hareket halindeki ordular ve sosyalist partiler adına size diyoruz ki:

Tek bir bölük, alay ya da tek bir işçi grubu sokakta olmamalıdır.

Bugün tek bir gösteri yapılmamalıdır.

Hâlâ büyük bir mücadeleyle yüz yüzeyiz.

Karşı-devrimci tehlike fiilen Rus özgürlüğünü tehdit ettiğinde size çağrıda bulunacağız.

Başıbozuk gösteriler devrimin çöküşüdür.

Güçlerinizi muhafaza edin.

Bütün devrimci Rusya ile birlikte hareket edin.

İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti Bütün Rusya Kongresi

Petrograd İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti Yürütme Komitesi

Bütün Rusya Köylü Vekilleri Sovyeti Yürütme Komitesi

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (Menşevik) Örgütsel Komitesi

Sosyalist Devrimciler Partisi Merkez Komitesi

Bund Merkez Komitesi*

İşçi Grubu (Trudovikler) Merkez Komitesi**

Bütün Rusya Kongresi Ukrayna Fraksiyonu

Bütün Rusya Kongresi Sosyal Demokrat Bolşevik ve Menşevikleri Birleşik Enternasyonalistler Fraksiyonu

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi Petrograd Komitesi ve Örgütsel Komitesi bünyesindeki askeri birim


*: Bund, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin önemli bir parçası olan Litvanya, Rusya ve Polonya Genel Yahudi Emek Federasyonu’nun kısa adıdır (ç.n.)

**: Trudovikler, Sosyalist Devrimciler (SR) Partisi’nden ayrılan ılımlı bir harekettir. Rusya’daki Geçici Hükümetin son başbakanı olan Aleksandr Kerensky, 1912 yılında Dördüncü Duma’ya Trudovik üyesi olarak seçilmiştir.

http://links.org.au/bolshevik-appeal-finds-echo-in-streets adresinde yayımlanan metinden çevrilmiştir.

Çeviri: Gerçeğin Günlüğü

Gerçeğin Günlüğü’nü Facebook üzerinden takip etmek için buraya tıklayınız

"1917 Rusya Devrimi Bildirileri-12: Bolşeviklerin çağrısı sokakta yankı buldu" başlıklı olan bir önceki bildiriyi okumak için buraya tıklayınız

22 Haziran 1917’de Bolşevik Parti, Petrograd işçilerine aşağıda yer alan ve Josef Stalin tarafından kaleme alınan bildiriyi dağıttı. Bundan 9 gün sonra Bolşeviklerin çağrısı, Sovyet talepli devasa bir gösteride kitlesel destek buldu.

Mayıs ayı ortalarında Bolşevik Askeri Örgütü tarafından, Bolşevik Parti Merkez Komitesine (MK), Geçici Hükümetin planladığı askeri saldırıya karşı duran bir gösteri önerisinde bulunulmuştu. Böyle bir eylem için henüz erken olduğu endişesini duyan MK yeni düşüncelere açık değildi. Askerler, askeri disiplinin restore edilmesi girişimleri ve cepheye gönderilme konularında endişelenirken, Bolşevik Askeri Örgütü idarecileri sonraki haftalarda daha ısrarcı hale geldi.

Bolşevik Askeri Örgütü liderleri, gösteriyi 16 Haziran-7 Temmuz arasında Petrograd’da toplanacak olan İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti Bütün Rusya Birinci Kongresi ile aynı zamana denk getirmeyi umdular. MK ise, Kamenev karşı iken Petersburg (Petrograd) Komitesi’nin çoğunluğu gibi Lenin de böyle bir gösteriyi desteklerken kararsız kaldı.

Geçici Hükümet’in Anarşist-Komünistleri karargâhlarından çıkarma girişimi üzerine işçiler arasında ortaya çıkan huzursuzluk daha çok uyuşmazlık yarattı. 21 Haziran’da gerçekleşen Bolşevik parti örgütlerinin genişletilmiş toplantısından 23 Haziran’da işçiler ve askerler tarafından gerçekleştirilecek bir miting için çoğunluk desteği çıktı. Aşağıda çevirisi yer alan bildiri, gösteriye hazırlanılmasına yardımcı oldu.

Önümüzdeki günlerde yayımlanacak serinin 13. bildirisinde ise Bütün Rusya Sovyetleri Kongresi’nin, Bolşeviklerin çağrısına yanıtı yer almakta. Önerilen gösteri, askeri birliklere ve fabrika işçilerine yürümeme çağrısında bulunan Kongre’de muhalefetle karşılaştı. 23 Haziran sabahının erken saatlerinde Bolşevik MK üyelerinin küçük bir toplantısı gösteriyi iptal etti.

Politikalarına desteği güçlendirme girişimi olarak Sovyet tarafından 1 Temmuz günü yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı bir gösteri düzenlendi. Ancak Bolşeviklerin, Sol SR’lerin (Sol Sosyalist Devrimciler; ç.n.) ve anarşistlerin çabalarıyla gösteri, radikal sloganların (savaşın sona ermesi talepli, koalisyon hükümetine ve onun askeri saldırısına muhalefet içeren ve bütün iktidarın Sovyetlere geçmesini talep eden sloganlar) hâkimiyetinde geçti.



Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (Bolşevikler)

Piter’in (Petrograd) bütün emekçilerine, işçilerine, askerlerine

Yoldaşlar!

Rusya, zorlu sınavlardan geçiyor. Milyonlarca kurbana neden olan savaş devam ediyor. Milyoner bankacılar savaşı kasten uzatıyorlar çünkü savaştan servet yaratıyorlar.

Savaş, sanayiyi harap etti, fabrikaların durmasına ve işsizliğe neden oldu. Olağanüstü kârlar elde ederken işçilere lokavt uygulayan açgözlü kapitalistler bu yönelimi kızıştırıyor.

Ekmek ve diğer gıda maddelerinin yokluğu giderek daha şiddetli hissediliyor. Hayat pahalılığındaki artış halkı boğuyor. Hırsız vurguncuların istekleri yoluyla fiyatlardaki artış sürüyor. Açlık ve yıkımın uğursuz heyulası tepemize çöküyor. Bu sırada, karşı-devrimin kara bulutları yaklaşıyor.

Çar tarafından halkın boğazını sıkmak için zorla kabul ettirilen gayrimeşru 3 Haziran Duması* şimdi cephede acil bir saldırı talep ediyor. Fakat ne amaçla? Kavuştuğumuz özgürlüğü kanda boğmak için.

Çarın yerini cellat bakanlarla dolduran Devlet Şurası, kendini yasanın arkasına saklanarak korurken, sessizce hainlerin ilmiğini örüyor. Bu ne için? Böylece, uygun bir zamanda gizlendikleri yerden çıkabilir ve ilmiği halkın boynuna geçirebilirler.

Çarlık uması ile Sovyet arasında konumlanan, 10 burjuva temsilci içeren Geçici Hükümet açıkça görülüyor ki açgözlü toprak sahiplerinin ve kapitalistlerin etkisi altına girmiş durumda. Kerensky’nin deklarasyonu, askerlerin haklarını güvence altına alacağına birkaç çok önemli noktada haklarını ihlal ediyor.

• Askerlerin devrim sürecinde kazandıkları özgürlükler güvence altına alınacağına, yeni ‘emirler’ ile askerler ağır hapisle tehdit ediliyor.

• Rusya yurttaşlarının kavuştuğu özgürlük güvence altına alınacağına yargısız ve soruşturmasız tutuklamalar, ağır hapis tehdidi içeren Madde 129’a dair yeni öneriler mevcut.

• Karşı-devrime karşı mücadele etmek yerine karşı-devrimcilerin sefahat ve şenliğine tahammül ediyorlar.

• Bu sırada ekonomik yıkım daha kötü hale gelmeyi sürdürüyor ve buna karşı hiçbir önlem alınmıyor.

• Savaş sürüyor ve bunu sona erdirmek için hiçbir fiili tedbir alınmıyor.

• Kıtlık an meselesi ve bunu engellemek için hiçbir fiili tedbir alınmıyor.

Karşı-devrimcilerin daha küstah hale gelmesi ve askerleri, gemicileri, işçileri ve köylüleri baskılaması için hükümeti kışkırtmasında gerçekten şaşırtıcı bir şey var mı? Yoldaşlar! Böylesi şeylere sessizlikle daha fazla katlanmak imkânsızdır. Tüm bunlardan sonra sessiz kalmak suçtur! Protesto, işçi sınıfının derinliklerinde şimdiden başlıyor. Bizler özgür yurttaşlarız. Protesto hakkımız var ve çok geç olmadan bu hakkımızdan istifade etmeliyiz.

Barışçıl gösteri hakkımız hâlâ mevcut. Barışçıl bir gösteriye gideceği ve ihtiyaç ve isteklerimizi bilinir kılacağız.

Özgürlük ve sosyalizm düşmanlarını korkutmak için bugün zafer bayrağını yükseltin!

Çağrımızı, devrimin çocuklarının haykırışını, tüm ezilen ve köleleştirilenlerin mutluluğu için bugün bütün Rusya’da dalgalandırın.

İşçiler! Askerlerle bir araya gelin ve haklı taleplerini destekleyin. Gerçekten de, onların sizi derim sürecinde nasıl desteklediklerini hatırlamıyor musunuz? Herkes sokaklara yoldaşlar!

Askerler! Elinizi işçilere uzatın ve haklı taleplerini destekleyin. Devrimin gücü, askerlerin ve işçilerin birliğindedir. Bir alay ya da bölük bile bugün kışlalarında oturmamalı!

Herkes sokaklara yoldaşlar! Düzenli saflarla başkent sokaklarında yürüyün. İsteklerinizi, güçlülere yakışır biçimde sakinlik ve kendine güvenle ifade edin: Kahrolsun çarist Duma!

Kahrolsun Devlet Şurası!

Kahrolsun 10 kapitalist bakan!

Bütün iktidar, Bütün Rusya İşçi, Asker ve Köylü Vekilleri Sovyeti’ne!

Asker hakları deklarasyonunu değiştirin!

Asker ve gemicilere karşı ‘emirleri’ yürürlükten kaldırın!

Kahrolsun sanayideki anarşi! Kahrolsun lokavta kalkışan sermayedarlar!

Yaşasın sanayide işçi denetimi ve örgütlemesi!

Savaşı sonlandırmanın zamanıdır! Vekillerin Sovyeti, adil barışın koşullarını ilan etsin!

Ne Wilhelm ile müstakil bir barış ne de Fransız ve İngiliz sermayedarları ile gizli anlaşmalar!

Ekmek! Barış! Özgürlük!

*: Sosyalistler, Devlet Duması’nı, çar tarafından 1907’de kanunlaştırılan ve toprak sahipleri ile sermayedarlara baskın söz hakkı veren, demokratik olmayan seçim yasaları çerçevesinde seçildiğinden gayrimeşru görüyorlardı. Çarlık rejimi bu yasaları, o yıl 3 Haziran’da bir önceki Duma’!yı keyfi olarak feshettikten sonra yürürlüğe sokmuştu.

http://links.org.au/bolshevik-appeal-finds-echo-in-streets adresinde yayımlanan metinden çevrilmiştir.

Çeviri: Gerçeğin Günlüğü

Gerçeğin Günlüğü’nü Facebook üzerinden takip etmek için buraya tıklayınız

1917 Rusya Devrimi Bildirileri-11: Askerlere çağrı- “Askeri güç, barış davasına hizmet eder” başlıklı olan bir önceki bildiriyi okumak için buraya tıklayınız

15 Mayıs 1917’de Petrograd İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti Yürütme Komitesi, biri dünyanın bütün sosyalistlerine, bir diğeri ise cephedeki askerlere olmak üzere iki çağrı yayımlamıştı. Bunlardan biri dünyanın bütün sosyalistlerine yönelik bir enternasyonal oluşturma çağrısı iken, bir diğeri olan ve aşağıda yer alan çağrı ise cephedeki askerleri hedefliyordu. Askerlere yönelik çağrı, cephe hattının diğer tarafındaki “düşman” askerleri ile kardeşçe ilişki kurmaya yönelik yayılan girişimlerini keskin bir şekilde kınamıştı. O dönem Petrograd İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti Yürütme Komitesi’nin önemli isimlerinden olan Alexander Shlyapnikov anılarında bu çağrıyı “barış için mücadeleye –ve askeri bir saldırıya” çağrı olarak özetlemiştir.


Cephedeki yoldaş askerler!

Rusya devrimci demokrat güçleri adına, sizlere şevkle çağrıda bulunuyoruz.

Çetin bir yazgınız var. Sizi savaşa gönderen ve silahsız, kurşunsuz ve ekmeksiz bırakan çarın suçlarının bedelini değerli kanınızla ödediniz. Gerçekte, çar ve yardakçıları şu anda çektiğiniz mahrumiyetlerde sorumluluk taşıyorlar çünkü ülkenin çürümesine ve tükenmesine izin verdiler. Devrim, hırsızlardan ve canilerden miras kalan yıkımın üstesinden gelmek için daha fazla çaba gerektirecek.

Emekçi halkın savaşa ihtiyacı yok ve savaşı onlar başlatmadı. Tüm ülkelerin yönetenleri ve kapitalistleri bunu getirdi. Savaşın her bir günü halk için fazladan kederdir. Rusya halkı çarı tahtından düşürerek savaşı olabildiğince çabuk sona erdirmek için ilk görevini yapmış oldu.

İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti, tüm halklara savaşı sona erdirme çağrısında bulundu. Fransız, Alman ve Avusturyalılara çağrıda bulundu.

Rusya, bu çağrıya bir yanıt bekliyor.

Ancak hatırlayın ki yoldaş askerler, bizim kardeşlerimiz –diğer ülkelerin işçi ve köylüleri- yanıt vermeden Kaiser Wilhelm’in birliği Rusya’yı yenilgiye uğratırsa çağrımızın bir değeri kalmayacak. Çağrımız, devrimci halkın bütün gücüyle desteklenmezse ve Wilhelm Hohenzollern, Rusya’nın özgürlüğünün harabesi üzerinde zaferini sağlama alırsa değersiz olacak. Özgür Rusya’nın çöküşü sadece bizim için değil, bütün dünya emekçileri için de devasa, telafisi imkânsız bir talihsizlik olacak. Yoldaş askerler! Tüm gücünüzle devrimci Rusya’yı savunun!

Rusya’nın işçi ve köylüleri, tüm kalpleriyle barış için çabalıyorlar. Ancak bu, genel anlaşmalarıyla tüm halklar için evrensel barış olmalı. Sadece kendimiz için müstakil bir barış istersek ne olacak? Rusya silahlı kuvvetleri, bugün süngülerini yere saplayıp artık savaşmak istemediklerini, dünyanın geri kalanında ne olup bittiğinin umurlarında olmadığını söylerse ne olacak?

Olacak şey, Alman emperyalizminin Batı’daki müttefiklerimizi yenmesi, silahlarının tüm gücüyle bize saldırmasıdır. Olacak şey, Alman imparatoru, toprak sahipleri ve kapitalistlerinin ağır topuklarını boyunlarımıza bastırması, kasabalarımıza, köylerimize ve topraklarımıza el koyması, Rus halkına vergi boyunduruğunu dayatmasıdır.

Gerçekten, Nicholas’ın boyunduruğundan Wilhelm’e diz çökmek için mi kurtulduk?

Yoldaş askerler! İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti, farklı bir yoldan sizi barışa götürür. Sizi barışa, ayaklanmaya çağırarak, Almanya ve Avusturya-Macaristan işçi ve köylülerince yapılacak bir devrime çağırarak götürürüz. Sizi barışa, hükümetimizden saldırganlık politikasının reddini kazanarak ve aynı reddi müttefik kuvvetlerden de talep ederek götürürüz.

Sizi barışa, savaşa karşı ortak ve nihai bir başkaldırı için dünyanın tüm sosyalistlerinin enternasyonal kongresini toplayarak götürürüz. Yoldaş askerler, bu tüm ülkelerin halkları için uykudan uyanma vaktidir. Halklar için bu, ayağa kalkma ve demir bir elle krallarını, sermayedarlarını barışa doğru hareket ettirme vaktidir. Bütün ülkelerin işçileri için bu, saldırganlara ve hırsızlara karşı amansız mücadelede saflarını bizimle sıklaştırma vaktidir.

Fakat hatırlayın yoldaş askerler. Siz cephede düşmanın hücumunu durduramazsanız, birlikleriniz ezilirse ve Rusya Devrimi’nin cansız bedeni Wilhelm’in ayaklarının önünde yatarsa o vakit asla gelmeyecek.

Hatırlayın yoldaşlar. Şu anda cephede siperlerde Rusya’nın özgürlüğü için nöbet tutuyorsunuz. Rusya Devrimi’ni savunuyorsunuz. Kardeşlerinizi, işçileri ve köylüleri savunuyorsunuz. Bu savunma, büyük davamıza ve hâlihazırda size verilen büyük zararlara yakışır olsun! Ne olursa olsun, hâlâ siperlerde oturarak cepheyi savunamazsınız. Düşmanın saldırısı ancak hücuma kalkarak önlenebilir.

Bir kez daha saldırıyı beklemek, kuzu kuzu ölmeyi beklemek anlamına gelir. Ancak hücuma kalkarak kendinizi ve cephenin başka bölgelerindeki kardeşlerinizi ölümden ve perişanlıktan kurtarabilirsiniz.

Bunu hatırlayın yoldaş askerler. Rus özgürlüğünü savunmaya söz verip askeri koşulların gerektirdiği önümüzdeki muharebeleri reddetmeyin.

Bu özgürlüğü savunurken tuzak ve provokasyonlara çok dikkat edin. Cephede gelişen kardeşleşme hali kolaylıkla bir tuzağa dönüşebilir. Devrimci güçler kimlerle kardeşleşebilir? Barış ve özgürlük için ölmeye kararlı başka bir devrimci orduyla kardeşleşebilir. Ancak Alman ve Avusturya orduları içlerinde ideolojik açıdan bilinçli ve şerefli ne kadar birey olursa olsun henüz devrimci değil. Henüz ülkelerinde devrim yok. Askeri güçler hâlâ imparatorlar Wilhelm (Almanya) ve Karl’ın (Avusturya-Macaristan), soylu toprak sahiplerinin ve kapitalistlerin emrinde. Başka insanların topraklarına el konulmasını, yağmayı ve şiddeti destekliyorlar. Ordunun üst düzey komutanları sadece sizin güveninizi değil, kendi askerlerinin körü körüne bağlılıklarını da sömürüyor.

Siz içtenlikle kardeşleşirsiniz, fakat düşman siperinden bir asker üniformasının içine gizlenmiş bir kurmay subayla karşılaşırsınız.

Düşmanla hiçbir kurnazlık olmadan konuşursunuz. Bu sırada komutanı mıntıkayı fotoğraflar. Siz kardeşleşme için ateşi kesersiniz, fakat bu zaman zarfında düşman topçularını taşır, tahkimatlarını inşa eder ve siperlerinin arkasına güç aktarır.

Yoldaş askerler! Kardeşleşmeyle de, tekil bölüklerle, taburlarla ve alaylarla yapılan zımni anlaşmalarla da barışa ulaşmayacaksınız. Devrimin kurtuluşu ve dünya genelinde barışın zaferi, müstakil bir barışa ya da müstakil bir ateşkese bağlı değil. Sizi kardeşleşmenin, barışın yolu olduğuna ikna etmeye çalışan insanlar ölümünüze ve Rus özgürlüğünün ölümüne neden olurlar. Onlara inanmayın.

Barışa giden farklı bir yol vardır. İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti size o yolu işaret etmektedir. Bunu destekleyin. Askeri gücünüzü zayıflatan ve ordunuza moral bozukluğu veren her şeyi süpürün. Askeri gücünüz barış davasına hizmet eder. İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti, ancak Rusya’nın askeri bozgununa engel olursanız devrim ve barış için mücadele edebilir.

Yoldaş askerler! Sadece Rusya’nın değil, bütün dünyanın işçi ve köylüleri güvenlerini ve umutlarını size bağlamış durumdalar. Devrimin askerleri, savaşınızın barışa hizmet ettiğini bilerek bu güvene layık olun.

Askeri görevinizi, Rusya’nın mutluluğu ve özgürlüğü, halkların gelecekteki kardeşliği adına sarsılmaz bir azimle yerine getirin!


http://links.org.au/petrograd-soviet-executive-calls-for-peace-renewed-military-offensives adresinde yayımlanan metinden çevrilmiştir.


Çeviri: Gerçeğin Günlüğü

Gerçeğin Günlüğü’nü Facebook üzerinden takip etmek için buraya tıklayınız

1917 Rusya Devrimi Bildirileri-10: “Proletarya enternasyonalini oluşturmak için bir araya gelelim” başlıklı olan bir önceki bildiriyi okumak için buraya tıklayınız

Blog içi arama

En çok okunanlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

İzleyiciler